Amik Ovası İçin Çanlar Çalıyor
Hayatın hızına kapılıp giderken çoğu zaman etrafımıza bakmayı, neler olup bittiğini sorgulamayı unutuyoruz. Savaşlar, ekonomik zorluklar, gündelik koşuşturmalar derken, aslında en büyük sorumluluğumuz olan doğayı gözden kaçırıyoruz. Oysa çocuklarımıza bırakacağımız en kıymetli miras, üzerinde yaşadığımız toprak ve o toprağı bereketlendiren sudur. Su olmazsa yaşam olmaz; bu cümle bugün artık sadece bir uyarı değil, somut bir gerçektir.
Bugün sizlerle paylaşmak istediğim konu, hepimizin kalbinde özel bir yeri olan Amik Ovası’nın sessiz çığlığıdır. 1 milyon 800 bin dönümlük tarım arazisine sahip olan bu verimli ova, bilinçsiz sulama alışkanlıkları, kontrolsüz su tüketimi ve yıllardır ertelenen önlemler nedeniyle ciddi bir kuraklık tehdidi ile karşı karşıya.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verileri, ne yazık ki durumun ciddiyetini açıkça ortaya koyuyor. Bu yılın Ocak ve Şubat ayları Hatay’da yağışsız geçti. 2026 yılı yağış ortalaması, geçen yıla göre %80 oranında azalmış durumda. Bu tablo, sadece tarımı değil, bölgenin geleceğini ve binlerce ailenin geçimini doğrudan tehdit ediyor.
Sulanabilir arazi varlığının toplam tarım arazisine oranı bugün %51 seviyesinde. Bu oran, Reyhanlı Barajı’nın tamamlanmasıyla artacak ve bölgedeki taşkın riski de önemli ölçüde azalacak. Fakat ne yazık ki 2015 yılında bitirilmesi planlanan baraj hâlâ tamamlanmış değil. Bu gecikme artık sadece bir mühendislik meselesi olmaktan çıkmış; bölgenin geleceğini ilgilendiren stratejik bir sorun haline gelmiştir.
Bir diğer önemli konu ise sulama yöntemlerimizdir. Geleneksel sulama alışkanlıklarımız, suyun büyük bölümünün boşa akmasına yol açıyor. Artık dünyada olduğu gibi bizlerin de basınçlı sulama ve damlama sistemlerine geçmesi, çiftçimizin bu yöntemler konusunda eğitilmesi gerekiyor. Bu değişim bir tercih değil, zorunluluktur.
Bugün Amik Ovası bize bir şey söylüyor:
“Beni koruyun.”
Doğa, yıllarca bize cömertçe sunmuş olduğu bereketi artık ölçülü ve bilinçli istemektedir. Eğer bugün gerekli adımları atmazsak, yarın çok geç olabilir. Bu yüzden tüm kurumlarımızın, çiftçilerimizin, yerel yönetimlerimizin ve bizlerin ortak bir irade göstermesi şarttır.
Ben, bu bölgenin bir evladı olarak, bu çağrıyı kendime sorumluluk görüyorum. Amik Ovası’nı, suyumuzu, toprağımızı korumak zorundayız. Çünkü bunlar sadece bugünün değil, çocuklarımızın yarınlarının teminatıdır.
Unutmayalım; doğa bize değil, biz doğaya muhtacız.
Ve bugün atacağımız adımlar, yarınlarımızı belirleyecek.
Necmettin ZAROĞLU
Reyhanlı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı