ÖNCE İNSAN GÜNAYDIN DOSTLARIM
- ÖNCE İNSAN
GÜNAYDIN DOSTLARIM
İnsanlık, tarih boyunca farklılıklarla birlikte yaşamayı öğrenerek var olmuştur.
Kimi Sünni, kimi Alevi…
Kimi Müslüman, kimi Hristiyan, kimi Yahudi…
Kimi dindar, kimi ateist…
Kimi Türk, kimi Arap, kimi Kürt, kimi Laz, kimi Çerkez, kimi göçmen…
Hepimiz farklı kimliklere, farklı kültürlere, farklı inançlara sahip olabiliriz.
Fakat unutmamamız gereken en önemli gerçek şudur:
Her şeyden önce iyi bir İNSAN olmalıyız.
Çünkü iyi insan olmak; sadece kendimiz için değil, yaşadığımız toplum için de en büyük değerdir.
Sokakta birine “merhaba” diyebilmek, gerektiğinde onun derdiyle dertlenebilmektir.
Düğünde birlikte halay çekmek, cenazede birlikte gözyaşı dökebilmektir.
Aynı sofraya oturmak, aynı ekmeği paylaşmak, aynı bayrağın altında huzur içinde yaşayabilmektir.
Bizler aynı mahallede büyüyor, aynı okullarda okuyor, aynı iş yerlerinde çalışıyoruz.
Birlikte emek veriyor, alnımızın teriyle çocuklarımıza helal lokma götürmeye çalışıyoruz.
Aynı sokaklarda geziyor, aynı acıları ve aynı sevinçleri paylaşıyoruz.
Peki düşünelim…
Yolda yürürken düşseniz ve size bir el uzansa;
O elin hangi dine, hangi mezhebe, hangi millete ait olduğunu sorar mısınız?
Elbette hayır.
Çünkü zor zamanlarda bizi ayağa kaldıran şey; insanlıktır, vicdandır, merhamettir.
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki;
Kimse hangi ailede, hangi coğrafyada, hangi dilin ya da hangi inancın içinde doğacağını seçemez.
Doğarken sahip olduğumuz farklılıklar bizim tercihimiz değildir.
O halde birbirimizi ayrıştırmanın, ötekileştirmenin ne anlamı vardır?
Bizlere düşen görev;
İnsan olduğumuzu unutmadan birbirimizi sevmek, birbirimize saygı göstermek ve hoşgörüyü hayatımızın merkezine koymaktır.
Çünkü hiçbir din nefreti emretmez.
Hiçbir kutsal değer kalp kırmayı onaylamaz.
Bütün inançlar sevgiyi, paylaşmayı, kardeşliği ve iyiliği öğütler.
Bir kalbi kırmanın, bir insanı incitmenin telafisi yoktur.
Ama bir gönüle dokunmak, bir yaraya merhem olmak dünyaları değiştirebilir.
Büyük şair ne güzel söylemiş:
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine…”
İşte bu anlayışı hayatımıza yerleştirebildiğimiz gün;
Kavgaların, ayrılıkların, önyargıların büyük ölçüde sona erdiğini göreceğiz.
Çünkü bu ülkenin en büyük ihtiyacı;
Birbirini düşman gören insanlar değil,
Birbirine omuz veren insanlardır.
Unutmayalım…
Kimliğimiz ne olursa olsun,
Önce insanız.